23 Ocak 2023, 19:54 tarihinde eklendi

Sahabe Kuran'ı Nasıl Okurdu?

Sahabe Kuran'ı Nasıl Okurdu?

Sahabe Efendilerimiz Kuran'ı nasıl okurdu? Onlar Kuran okumayı nasıl anlayıp, amel ettiler? Sahabenin Kuran'a bağlılığı ve Kuran'ı okumaya, anlamaya ve yaşamaya verdiği önem...

Ashâb-ı kirâm, Kur’ân’ı anlamak için tefekküre yoğunlaşmış, Allâh’ın âyetleri üzerinde derin derin düşünerek ve onları hayatlarına tatbik ederek okumuşlardır.

BAKARA SURESİNİ 12 SENEDE TAMAMLADI

Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın şu sözü buna tipik bir misaldir: “Bakara Sûresi’ni on iki senede tamamladım ve şükür olarak bir deve kurbân ettim.” (Kurtubî, I, 40)

Hazret-i Ömer’in oğlu Abdullah -radıyallâhu anh- da, Bakara Sûresi’ni öğrenip hayâtına tatbik için âyetleri üzerinde tam sekiz sene çalışmıştır. (Muvatta’, Kur’ân, 11) Zira onlar Kur’ân-ı Kerîm’i; ferâizini, ahkâmını ve bunlara taalluk eden şeyleri öğrenerek okuyorlardı. Âyet-i kerîmeleri tefekkürde derinleşip hayatlarına intikal ettiriyorlardı. (Kettânî, Terâtib, II, 191)

Bir zât, Zeyd bin Sâbit -radıyallâhu anh-’a gidip, Kur’ân-ı Kerîm’in bir haftada hatmedilmesi husûsunda ne düşündüğünü sormuştu. O da; “-İyi olur.” dedikten sonra şöyle devam etti:

“−Fakat ben onbeş veya yirmi günde bir hatim yapmaktan daha çok hoşlanırım. Neden diye sorarsan, bu takdirde Kur’ân üzerinde iyice düşünüp mânâlarını daha iyi anlayabilirim.” (Muvatta’, Kur’ân, 4; İbn-i Abdilberr, İstizkâr, Beyrut 2000, II, 477)

Abdullah bin Mes’ûd -radıyallâhu anh- da şöyle demiştir:

“Kim ilim istiyorsa Kur’ân’ın mânâlarını tefekkür etsin! Onun tefsîri ve kıraati üzerinde yoğunlaşsın! Zira Kur’ân’da öncekilerin ve sonrakilerin ilmi mevcuttur.” (Heysemî, VII, 165; Beyhakî, Şuab, II, 331)

İMAN BEDEVİNİN KALBİNE GİRDİ

Bir bedevî Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mübârek ağzından:

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.” (ez-Zilzâl, 7-8) âyet-i kerîmelerini dinlemişti. Büyük bir hayretle:

“–Ey Allâh’ın Rasûlü, zerre ağırlığınca mı?!” diye sordu.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Evet.” buyurdu. Bir anda hâli değişiveren bedevî:

“–Vay benim kusurlarım!” diye âdeta inledi. Ve bu sözlerini defalarca tekrarlayıp durdu. Sonra da işittiği âyetleri tekrar ederek kalkıp gitti.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- onun ardından:

“–Îman bu bedevînin kalbine girdi.” buyurdu. (Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr, VIII, 595)

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Kainat, İnsan ve Kuran'da Tefekkür, Erkam Yayınları

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *